İşletme Gerekleriyle Fesih ve İşletmesel Karar

işletme gerekleriyle fesih ve işletmesel karar

İş güvencesi kapsamında yer alan işçilerin iş sözleşmeleri feshedilirken işverenin geçerli bir nedene dayanması gerekir. İş Kanununun 18. maddesine göre; işletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan nedenler iş sözleşmesinin feshi için geçerli nedenlerdir. Söz konusu nedenlere dayalı olarak işçi çıkarma ihtiyacı ortaya çıktığında alınan kararlar ise işletmesel kararlardır. Bu yazımızda işletme gerekleriyle fesih ve işletmesel karar konusu ayrıntılarıyla incelenecektir.

İşletmenin, İşyerinin ve İşin Gereklerinden Kaynaklanan Nedenler Nelerdir?

Fesih için geçerli sayılabilecek nedenler; siparişlerin azalması, ekonomik kriz ve hammadde sıkıntısı gibi işyeri dışından kaynaklanan nedenler olabileceği gibi çalışma yönteminin değiştirilmesi, yeni teknoloji uygulanması ve işyerindeki bazı bölümlerin kapatılması gibi işyeri içinden kaynaklanan nedenler de olabilir.

İşletmesel Kararın Yazılı Olması Zorunlu mudur?

İşverence yazılı bir işletmesel karar alınmamış olsa dahi fesih bildiriminde belirtilen işletmesel nedenler işverence bu yönde örtülü bir karar alındığı anlamına gelebilir. Dolayısıyla sırf işverence alınan yazılı bir karar olmaması yapılan feshi geçersiz hale getirmez.[1]

Alınan İşletme Kararının Yerindeliği Denetlenebilir mi?

İşveren alacağı kararların ekonomik riskini kendisi üstleneceğinden alınan işletme kararının yerindeliği mahkemelerce denetlenemez. Ancak alınan kararın uygulanıp uygulanmadığı ve iş sözleşmesinin feshini gerektirip gerektirmediği denetlenmelidir. Ayrıca karar işyeri dışından kaynaklanan nedenlere dayanıyorsa söz konusu nedenlerin gerçekte ortaya çıkıp çıkmadığı da araştırılmalıdır.[2] Örneğin, işveren işçiyi siparişler azaldığı gerekçesiyle işten çıkarmışsa mahkeme siparişlerde düşüş olup olmadığını incelemelidir.

İşletme Gerekleriyle Fesih Yapılırken Nelere Dikkat Edilmelidir?

İş sözleşmesi işletmesel karar nedeniyle feshedildiğinde; kararın tutarlı olarak uygulanıp uygulanmadığı (tutarlılık denetimi), fesihte keyfi davranılıp davranılmadığı (keyfilik denetimi) ve feshin son çare olması ilkesine uyulup uyulmadığı araştırılır. Yapılan araştırma sonucunda kararın tutarlı uygulanmadığı, iş sözleşmesi feshedilirken keyfi davranıldığı veya feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı belirlenirse işçinin işe iadesine karar verilir.[3]

İşletme Gerekleriyle Fesihte İspat Yükü Kimdedir?

İş Kanununa göre geçerli nedene dayanan fesihlerde ispat yükü işverendedir. Dolayısıyla işletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini fesheden işveren dayandığı fesih nedenlerinin geçerli olduğunu uygun bir şekilde ispatlamalıdır. İşçi işverenin dayandığı nedenlerin doğru olmadığını ve feshin başka bir nedene iddia ederse, bu başka nedeni kendisi ispatlamalıdır.

İşletme Gerekleriyle Fesihte Sosyal Seçim İlkesi Nedir?

Bu yönde bir zorunluluk bulunmasa da işveren almış olduğu işçi çıkarma kararında, emekliliği gelen işçilerin veya işe en son başlayan işçilerin önce işten çıkarılması gibi bir sosyal seçim ilkesi belirleyebilir. Eğer alınan işletmesel kararda bu şekilde bir sosyal seçim ilkesi belirlenmişse söz konusu ilkeye uyulup uyulmadığı da keyfilik denetimi kapsamında incelenir.[4]

KAYNAKLAR

[1] Yargıtay 22. H.D. 23.05.2019 gün, 2019/3100 E, 2019/11547 K.

[2] Yargıtay 22. H.D. 11.09.2018 gün, 2018/9113 E, 2018/18105 K.

[3] Yargıtay 9. H.D. 18.02.2019 gün, 2018/5810 E, 2019/3862 K.

[4] Yargıtay 22. H.D. 19.01.2016 gün, 2015/32407 E, 2016/1079 K.

Onur Koçak

Yazar: Onur Koçak

Konu ile ilgili sorularınızı yorum olarak yazabilirsiniz.

Onur Koçak diger yazıları →

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir