SGK Rücu Davası

sgk rücu davası

Sosyal Güvenlik Kurumunun sigortalıya veya hak sahiplerine sunmuş olduğu hizmetlerin bedellerini sorumlulardan geri istemesine rücu adı verilir. Söz konusu geri istemeye ilişkin davalar ise SGK rücu davası veya SGK rücuen tazminat davası olarak bilinir. Bu yazımızda Sosyal Güvenlik Kurumunun hangi hallerde rücu hakkı olduğu ayrıntılarıyla incelenecektir.

İş Kazası veya Meslek Hastalığı Nedeniyle SGK Rücu Davası

İş kazası veya meslek hastalığı işverenin kastı veya kusuru ile meydana gelmişse, Sosyal Güvenlik Kurumunca ilgililere yapılan ödemeler ile gelir bağlanmışsa bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri, ilgililerin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, işverene rücu edilir. Rücu edilebilecek tutar hesaplanırken ilk peşin sermaye değerine iç tavan, ilgililerin işverenden isteyebilecekleri tutara ise dış tavan adı verilir. Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere dış veya iç tavandan hangisi düşükse o tutar işverene rücu edilir.[1]

Rücu Davalarında Tavan Hesabı Nasıl Yapılır?

Rücu edilebilecek tutar belirlenirken bilirkişilerce dış tavan hesabının yapılması gerekir. Yargıtay tavan hesabında; zarar ve tazminata doğrudan etkili olan işçinin net geliri, bakiye ömrü, iş görebilirlik çağı, iş göremezlik ve karşılıklı kusur oranları, destek görenleri gelirden alacakları pay oranları, eşin evlenme olasılığı, gibi tüm verilerin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini belirtmektedir.[2]

İlgililerin işverenden isteyebilecekleri tutar (dış tavan) Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin vermiş olduğu kararlara göre hesaplanmalıdır. Zira Destekten Yoksun Kalma Tazminatı ve İş Kazalarında Maddi ve Manevi Tazminatlar başlıklı yazılarımızdan da görüleceği üzere 10. Hukuk Dairesi ile  destekten yoksun kalma tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatı davalarına bakan dairelerinin hesap yöntemi birbirinden farklıdır.

·       Gelirin Tespit Edilmesi

Dış tavan hesabı yapılırken ilk olarak gerçek ücretinin tespit edilmesi gerekir. Rücu davalarında giydirilmiş ücrete göre hesap yapılır. Eğer işçinin imzasını taşıyan ücret bordrosu varsa bordroda belirtilen ücret esas alınır. İşçinin imzasını taşıyan ücret bordrosu yoksa; yaş, kıdem ve mesleki durum göz önünde bulundurularak emsal ücret araştırması yapılmalıdır.[3] Bulunan ücret işçinin aktif çalışma döneminde elde edeceği gelirdir. Yargıtay aktif çalışma döneminin 60 yaşında sona ereceğini, 60 yaşından sonraki pasif dönemde ise kişinin gelirinin net asgari ücret olacağını belirtmektedir.[4] Ancak Yargıtay 10. Hukuk Dairesi rücu davalarında maluliyet oranı %60’ın altında olan işçilerin pasif dönem hesabı yapılmayacağına hükmetmektedir. Dolayısıyla maluliyeti %60’ın altında olan işçiler için 60 yaşına kadar hesaplama yapılmalıdır. Ayrıca yaşlılık aylığı alan işçiler için de pasif dönem hesabı yapılmaması gerekir.[5]

·       Bakiye Ömrün Tespit Edilmesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin vermiş olduğu kararlara göre rücu davalarında bakiye ömrün TRH 2010 tablosuna göre belirlenmesi gerekmektedir.[6]

·       Çocukların Destek Sürelerinin Tespit Edilmesi

Yargıtay rücu davaları ile ilgili vermiş olduğu kararlarda; erkek çocuklarının 18 yaşında, orta öğretimdeyse 20 yaşında, yükseköğretimdeyse 25 yaşında destekten çıkacağını, kız çocuklarının destek sürelerinin ise TUİK bölgelere göre evlenme yaşı istatistiklerine göre belirlenmesi gerektiğini belirtmektedir. Ayrıca kız çocuklarının da yükseköğrenim görme ihtimaline göre 25 yaşına kadar destek görmesi mümkündür.[7] Yargıtay vermiş olduğu son kararlarda, ortaöğrenim zorunlu olduğu için, erkek çocuklarının 20 yaşına kadar destek görmesi gerektiğini belirtmiştir. [8]

·       Destek Paylarının Tespit Edilmesi

Ölüm nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılan ödemelerin rücu davalarında tavan hesabı yapılırken, gelirinin %30’u ölene ayrılır. Çocuk yoksa kalan kısmın %75’i eşe ayrılır. Çocuk varsa kalan kısım eşe 2 pay ve çocuklara birer pay olacak şekilde dağıtılır. [9] Eş ve çocuklar dışında ölenin anne ve babasının olması halinde destek payları orantılı olarak belirlenir.

·       Kusur Oranının Tespit Edilmesi

Sosyal Güvenlik Kurumu yapmış olduğu ödemeleri sorumlulara kusuru oranında rücu eder. Dolayısıyla rücu edilebilecek tutar belirlenirken iş kazası veya meslek hastalığında kusuru bulunanların kusur oranlarının alanında uzman bilirkişilerce tespit edilmiş olması gerekir.

·       İşlemiş (Bilinen) Dönem Hesabı

Ölüm veya olay tarihinden hesaplamanın yapıldığı tarihe kadar olan döneme işlemiş dönem adı verilir. İşlemiş dönem işçinin aktif çalışma dönemindeyse işçinin gerçek ücreti üzerinden, pasif dönemdeyse net asgari ücret üzerinden hesaplanır ve herhangi bir iskontoya tabi tutulmaz.[10]

·       İşleyecek (Bilinmeyen) Dönem Hesabı

Hesap tarihinden beklenen yaşam süresi veya destek süresi sonuna kadar geçen döneme işleyecek dönem adı verilir. İşleyecek dönem işçinin aktif çalışma dönemindeyse hesaplama tarihindeki muhtemel ücret üzerinden, pasif dönemdeyse net asgari ücret üzerinden hesaplanır. Yargıtay bilinmeyen dönem hesabı yapılırken her yıl bulunan tazminat miktarının %5 arttırılıp %5 iskontoya tabi tutulması gerektiğini belirtmektedir.[11]

·       Dul Kalan Eşin Yeniden Evlenme İhtimali

Dul kalan eşin yeniden evlenme ihtimali AYİM Evlenme Olasılığı tablosuna göre belirlenmeli ve hesaplanan tazminattan indirilmelidir.[12]

İş Kazası veya Meslek Hastalığında Üçüncü Kişinin Sorumlu Olması Halinde Rücu

Üçüncü kişinin sorumluluğu halinde herhangi bir dış tavan hesabı yapılmaksızın ilk peşin sermaye değerinin yarısı kusuru oranında üçüncü kişiye rücu edilir.[13]

İş Kazası veya Meslek Hastalığından İşveren ve Üçüncü Kişinin Birlikte Sorumlu Olması Halinde Rücu

İş kazası veya meslek hastalığından işveren ve üçüncü kişinin birlikte sorumlu olması halinde taraflar TOPLAM kusurlarına düşen ödemelerden birlikte sorumludur. Ancak işveren ilk peşin sermaye değerinin tümünden (dış tavanı aşmayacak şekilde), üçüncü kişi ilk peşin sermaye değerinin yarısından (dış tavan hesabı yapılmaksızın) sorumludur. Kendi kusurlarına düşen tutardan fazlasını ödeyen taraf fazla olan kısmı diğer tarafa rücu edebilir.[14]

İş Kazası veya Meslek Hastalıklarında Sağlık Hizmeti Giderlerinin SGK Rücu Davası

İşverenin kastı veya kusuru ile meydana gelen iş kazası veya meslek hastalıklarında işveren Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılan sağlık hizmetleri giderlerinden kusuru oranında sorumludur.

İşveren iş kazası veya meslek hastalığına tutulan işçiye gerekli sağlık hizmetlerini derhal sağlamakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek işçinin tedavi süresinin uzamasına, malul kalmasına veya malullük derecesinin artmasına neden olan işveren Sosyal Güvenlik Kurumunun yapmış olduğu sağlık hizmeti giderlerinden sorumludur. Dolayısıyla Sosyal Güvenlik Kurumu söz konusu sağlık hizmeti giderlerini işverene rücu edebilir.

Sağlık Raporu Alma Yükümlülüğüne Uyulmaması Durumunda SGK Rücu Davası

Sağlık raporu alma zorunluluğu olan işlerde; söz konusu sağlık raporunun alınmaması ya da işçinin sağlık raporuna uygun olmayan işlerde çalıştırılması nedeniyle ortaya çıkacak hastalıklarda Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği işverene rücu edilir. Ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumunca işçi için yapılan sağlık hizmeti giderleri de işverene rücu edilir.

İş Kazası veya Meslek Hastalığını Bildirme Yükümlülüğüne Uyulmaması Durumunda SGK Rücu Davası

İş kazasının üç işgünü içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmesi gerekir. Söz konusu bildirim yükümlülüğüne uyulmaması durumunda bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği işverene rücu edilir.

Meslek hastalığının üç işgünü içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmesi gerekir. Meslek hastalığını bildirme yükümlülüğüne aykırı davranılması durumunda Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan masraflar ile sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği işverene rücu edilir.

Sigortasız İşçi Çalıştırılması Durumunda SGK Rücu Davası

Kayıtdışı olarak çalıştırılan işçi ile ilgili meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde ilgililerin ödenek ve gelirleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenir. Bu durumda Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan masraflar ile ilgililere gelir bağlanmışsa bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri tutarı işverene rücu edilir. Kayıtdışı işçi çalıştırmakla ilgili sorumluluk kusursuz sorumluluk kapsamındadır. Bu nedenle rücuen tazminat için işverenin kusurlu olup olmamasının bir önemi yoktur.[15]

KAYNAKLAR

[1] Yargıtay 10. H.D. 15.05.2019 gün, 2019/2381 E, 2019/4326 K.

[2] Yargıtay 10. H.D. 28.05.2018 gün, 2016/6088 E, 2018/5200 K.

[3] Yargıtay 10. H.D. 27.03.2019 gün, 2016/16563 E, 2019/2850 K.

[4] Yargıtay 10. H.D. 13.02.2019 gün, 2016/15384 E, 2019/1190 K.

[5] Yargıtay 10. H.D. 22.04.2019 gün, 2016/18027 E, 2019/3698 K.

[6] Yargıtay 10. H.D. 25.03.2019 gün, 2019/1092 E, 2019/2725 K.

[7] Yargıtay 10. H.D. 28.01.2019 gün, 2016/14226 E, 2019/376 K. 

[8] Yargıtay 10. H.D. 27.03.2019 gün, 2016/16563 E, 2019/2850 K.

[9] Yargıtay 10. H.D. 20.11.2018 gün, 2018/2392 E, 2018/9588 K.

[10] Yargıtay 10. H.D. 06.02.2019 gün, 2016/13915 E, 2019/853 K.

[11] Yargıtay 10. H.D. 28.05.2018 gün, 2016/6088 E, 2018/5200 K.

[12] Yargıtay 10. H.D. 27.03.2019 gün, 2016/16563 E, 2019/2850 K.

[13] Yargıtay 10. H.D. 15.05.2019 gün, 2019/2381 E, 2019/4326 K.

[14] Yargıtay 10. H.D. 17.12.2013 gün, 2013/3358 E, 2013/24638 K.

[15] Yargıtay 10. H.D. 21.04.2016 gün, 2015/4029 E, 2016/6418 K.

Onur Koçak

Yazar: Onur Koçak

Konu ile ilgili sorularınızı yorum olarak yazabilirsiniz.

Onur Koçak diger yazıları →

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir