Fazla Mesai Ücretinde Zamanaşımı

fazla mesai ücretinde zamanaşımı

Zamanaşımı borcu sona erdiren hallerden biri olmadığından zamanaşımı geçtikten sonra dahi alacaklının borcunu talep etmesi mümkündür. Ancak borçlu zamanaşımı defini öne sürerek eksik hale gelen borcu ödemeyebilir. Ayrıca taraflar ileri sürmediği takdirde hâkim zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle borcun ortadan kaldırılmasına karar veremez. Bu yazımızda fazla mesai ücretinde zamanaşımı konusu ayrıntılarıyla incelenecektir. Fazla mesai ücreti ile ilgili ayrıntılı bilgi için “Fazla Mesai Ücreti” başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Fazla Mesai Ücretinde Zamanaşımı Süresi Kaç Yıldır?

İş Kanununa göre ücret alacaklarında zamanaşımı süresi 5 yıldır. Fazla mesai alacakları da geniş anlamda ücrete dâhil olduğundan fazla mesai ücretinde zamanaşımı 5 yıl olarak uygulanır.

Fazla Çalışma Ücretinde Zamanaşımı Ne Zaman Başlar?

Fazla mesai ücretleri işçi çalışırken muaccel hale geleceğinden zamanaşımı süresi de fazla çalışmanın yapıldığı dönemde başlar.

Fazla Mesai Ücretinde Zamanaşımı Hangi Hallerde Kesilir?

İşçinin fazla mesai ücreti için dava açması ya da icra takibinde bulunması zamanaşımını keser. Ancak davanın kısmi dava olarak açılması durumunda zamanaşımı sadece talep edilen kısım için kesilmiş olur.[1] Belirsiz alacak davalarında ise alacağın tamamı için zamanaşımı kesilir.[2]

Dava açılmaksızın işverenin ihtarname ile temerrüde düşürülmesi fazla mesai ücreti için zamanaşımını kesmez.

Fazla Mesai Ücretlerinde Zamanaşımı Defi Ne Zaman İleri Sürülebilir?

Zamanaşımına uğrayan fazla mesai ücreti talebiyle dava açması halinde işveren cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunmalıdır. Ayrıca cevap dilekçesinin ıslah edilerek zamanaşımı definde bulunulması da mümkündür. Süresi geçtikten sonra işçinin onayı olmadan zamanaşımı definde bulunulması mümkün değildir.[3]

Kısmi davalarda davanın ıslah edilmesi ya da ek dava açılması hallerinde işveren 2 haftalık süre içinde zamanaşımı definde bulunabilir.[4]

KAYNAKLAR

[1] Yargıtay 9. H.D. 23.05.2019 gün, 2019/4067 E, 2019/11967 K. (Bu karar için kazancihukuk.com)

[2] Yargıtay H.G.K. 9.04.2019 gün, 2016/1081 E, 2019/430 K. (Bu karar için kazancihukuk.com)

[3] Yargıtay 7. H.D. 21.01.2016 gün, 2015/5350 E, 2016/592 K. (Bu karar için bkz. Şahin Çil, Yargıtay İlke Kararları, Açıklamalı 7. Baskı, Ankara, 2016, s.869-871)

[4] Yargıtay 22. H.D. 14.01.2016 gün, 2014/27342 E, 2016/581 K. (Bu karar için bkz. Şahin Çil, Yargıtay İlke Kararları, Açıklamalı 7. Baskı, Ankara, 2016, s.871)

Yazar: Onur Koçak

Konu ile ilgili sorularınızı yorum olarak yazabilirsiniz.

Onur Koçak diger yazıları →

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir