İş Sözleşmesinin Feshinde Yıllık İzin Ücreti

yıllık izin ücreti

Anayasal bir hak olduğu için işçilerin yıllık ücretli izinlerini fiili olarak kullanmaları gerekir. Bu nedenle iş sözleşmesinin devamı süresince yıllık ücretli izin paraya dönüşmez. Ancak sözleşmenin feshi halinde kullandırılmayan yıllık izinlere ilişkin ücretlerin işçilere ödenmesi gerekir. Bu yazımızda iş sözleşmesinin feshinde yıllık izin ücreti konusu incelenecektir. Yıllık ücretli izinlerle ilgili ayrıntılı bilgi için Yıllık Ücretli İzin Hakkında Her Şey başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

İş Sözleşmesinin Feshinde Yıllık İzin Ücreti Nasıl Hesaplanır?

İş sözleşmesi sona eren işçilerin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık ücretli izinleri varsa, bu sürelere ilişkin yıllık izin ücreti işçinin son ücreti üzerinden hesaplanarak işçiye veya hak sahiplerine ödenir. Burada bahsedilen ücret kıdem tazminatı gibi giydirilmiş ücret değil çıplak ücrettir. Aylık ücret ile çalışan işçilerin ücretinin 30’a bölünmesiyle günlük yıllık izin ücreti belirlenir.

Örnek: aylık net ücreti 3000 TL olan ve işyerinde kullanmadığı 14 gün yıllık izni bulunan bir işçinin iş sözleşmesi sona ermiştir. Bu durumda işçiye 100 X 14 = 1400 TL yıllık izin ücreti ödenmelidir. ( 3000/30=100 TL günlük yıllık izin ücreti)

İş Sözleşmesini Kendisi Fesheden İşçi Yıllık İzin Ücretine Hak Kazanır mı?

Fesihle birlikte paraya dönüşmesine rağmen yıllık izin ücreti kıdem tazminatı gibi feshin şekline bağlı bir hak değildir. Dolayısıyla yıllık izin ücretine hak kazanmak için iş sözleşmesinin işçi tarafından veya işveren tarafından feshedilmesinin bir önemi bulunmamaktadır. Hatta iş sözleşmesi işveren tarafından ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık nedeniyle feshedilmiş olsa bile varsa işçiye yıllık izin ücreti ödenir.

Yıllık İzin Ücretinin Tahakkuku Nasıl Yapılır?

İş sözleşmesi feshedildiği için kullandırılmayan yıllık izin ücretinin işçiye ödenmesi durumunda bu ücretin tahakkuku iş sözleşmesinin feshedildiği ayın bordrosunda yapılır ve o ayın sigorta prim tavanına göre işlem görür.

Yıllık İzin Ücretinden Hangi Kesintiler Yapılır?

İş Kanununun 61. Maddesine göre yıllık izin ücretinden iş kazası ve meslek hastalıkları primi kesilmez. Ancak söz konusu hüküm iş sözleşmesi devam ederken yıllık ücretli iznini kullanan işçiler için geçerli bir hükümdür. Hak kazanıldığı halde kullanılmayan ve iş sözleşmesi feshedildiği için paraya dönüşen yıllık izin ücretinden SGK primi (iş kazası ve meslek hastalığı primleri dahil), gelir ve damga vergisi kesilir.[1]

Örnek: Günlük brüt ücreti 100 TL olan ve kullanmadığı 20 gün yıllık izni bulunan bir işçinin iş sözleşmesi sona ermiştir. Bu durumda işçinin yıllık izin ücreti aşağıdaki şekilde hesaplanır:

Brüt Yıllık İzin Ücreti100 X 20 = 2000 TL
SGK Primi2000 X %14 = 280 TL
İşsizlik Sigortası Primi2000 X %1 = 20 TL
Gelir Vergisi(2000 – 280 – 20) X %15 = 255 TL
Damga Vergisi2000 X %0759 = 15,18
Net Yıllık İzin Ücreti2000 – 280 – 20 – 255 – 15,18 =1429,82

Ödenmeyen Yıllık İzin Ücreti İçin Faiz İstenebilir mi?

İş sözleşmesinin feshi durumunda kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ilişkin ücretin son ücret üzerinden işçiye ödenmesi gerekir. Kullandırılmayan yıllık izinlere ilişkin ücret iş sözleşmesinin fesih tarihinde muaccel olur. Söz konusu izin ücretine faiz istenebilmesi için işverenin temerrüde düşürülmesi gerekir. Yıllık izin ücreti geniş anlamda ücret tanımına girmediği için mevduata uygulanan en yüksek faiz değil yasal faiz istenebilir.[2]

Ödenmeyen Yıllık İzin Ücreti İçin Zamanaşımı Kaç Yıldır?

12.10.2017 tarihinden önce yıllık izin ücretinin zamanaşımı süresi ile ilgili farklı uygulamalar ve kararlar mevcuttu. Yargıtay vermiş olduğu bazı kararlarda zamanaşımı süresini 10 yıl bazı kararlarda ise 5 yıl olarak kabul ediyordu.[3] Ancak 12.10.2017 tarihinde İş Kanununa eklenen Ek 3. madde ile yıllık izin ücretinde zamanaşımı beş yıl olarak belirlenmiştir.

Kaynaklar

[1] Yargıtay 9. H.D. 12.06.2014 gün, 2012/16959 E, 2014/19234 K. Aktaran Şahin Çil, Yargıtay İlke Kararları, Açıklamalı 7. Baskı, Ankara, 2016

[2] Yargıtay 7. H.D. 23.02.2016 gün, 2015/5617 E, 2016/4106 K. Aktaran Şahin Çil, Yargıtay İlke Kararları, Açıklamalı 7. Baskı, Ankara, 2016

[3] Yargıtay 7. H.D. 08.09.2015 gün, 2015/18942 E, 2015/14190 K, Yargıtay 22. H.D. 24.02.2015 gün, 2015/3427 E, 2015/6973 K. Aktaran Şahin Çil, Yargıtay İlke Kararları, Açıklamalı 7. Baskı, Ankara, 2016

Yazar: Onur Koçak

Konu ile ilgili sorularınızı yorum olarak yazabilirsiniz.

Onur Koçak diger yazıları →

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir